Lorem ipsum dolor sit amet, consecteturadip iscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore sit.

s

Pablo Artisan

Temel Kahveler

Espresso

Espresso makinesini üreten İtalyanlar olduğu için kahve isimlerinin hepsi İtalyanca. Zaten yapılan kahvelerin tamamının tabanında önce espresso özü var. Ondan sonra bir şeyler eklenerek sunulan bir kahve haline getiriliyor. Espresso, press sözcüğünden geliyor. Kahve makinelerinde basınçla kahvenin özü içinden çıkartılmaya çalışılıyor. Su ve kahveden elde ediliyor.

 

Macchiato

Macchiato, İtalyanca’da leke demek. Espressonun üzerine bir kaşık köpük döküldüğünde kahvenin üzerinde leke oluşturuluyor. Eğer espressoyu sert buluyorsanız kahveyi birazcık yumuşattığı için tercih edebilirsiniz.

 

Americano

Bu kahvenin hikâyesi II. Dünya Savaşı’na dayanıyor. Amerikalıların aslında alışkın olduğu kahve filtre. Ancak askerler savaşı kazanıp İtalya’ya konuşlandığı zaman filtre kahve içmek istiyorlar. Fakat İtalya’da hiç filtre makinesi yok. Onlar da espressonun içine sıcak su kattırarak filtre kahveye benzer bir içecek elde ediyorlar. Kafe sahipleri, Amerikalı askerler mekâna girdiğinde amerikano yani Amerikalı geldi diyor. Böylece bu kelime türüyor. Espressoyla americanonun kafein ve kahve oranı birebir aynı. Ancak americano sulandırıldığı için tat olarak biraz daha hafif.

 

Cappuccino

Cappuccino’nun hikâyesi bir manastıra uzanıyor. İtalya’da Capuchin Manastırı’ndaki rahiplerin kıyafetleri keçeden yapılan kahverengi pardesü şeklindeymiş. Başlarındaysa büyük beyaz bir şapka olurmuş. Yukarıdan bakıldığında etrafı kahverengi, ortası beyaz bir şekil ortaya çıkıyor. İşte İtalyanların yaptığı etrafı çember şeklinde kahverengi, ortası beyaz bu kahve çeşidi de ismini rahiplerin kıyafetinden alıyor. Espresso kahveye süt ve süt köpüğü eklenerek hazırlanıyor.

 

Affogato

Bu kelime İtalyancada boğazını sıkmak, gırtlaklamak anlamına geliyor. Vanilya dondurmanın üzerine espresso koyunca (fındık kırıntısı da konabilir ama şart değil) affogato elde etmiş oluyorsunuz. Bu kahveyi içince boğazı temizleme hissi duyuluyor. Kahvenin ismi de buradan geliyor.

 

Con panna

Americano kahvenin üzerine köpük ya da krem şanti konularak elde ediliyor. Krem şanti yavaş yavaş eriyor. Bu esnada kahveyi biraz soğutuyor ama ağızda daha yoğun, yağlı bir tat bırakıyor. Sütün yerine krem şantinin geçtiği bu içecek diğerlerine göre daha tatlı.

 

Latte

Latte, İtalyancada süt demek. Bu kahve çeşidini elde etmek için espressoya sadece süt katılıyor. İçinde hiç su bulunmuyor. Latte, tamamen sütten yapıldığı için daha hafif. Aslında burada bir yanılgı var. Süt, içindeki protein ve mineraller nedeniyle kana daha çabuk karışıyor. Bu nedenle de kafeini daha hızlı etkiliyor. Eğer kahveden etkileniyorsanız latte yerine americano içmeniz mantıklı. Çünkü daha uzun sürede kana karışıyor. Herhangi bir rahatsızlığınız mesela tansiyonunuz varsa latte kahve kısa sürede kalp çarpıntısı yapıyor.

 

Mocha

Bu kahve çeşidi Yemen’in en büyük limanlarından El Mocha’dan adını alıyor. Osmanlı zamanında kavrulmamış hiçbir kahvenin ülke dışına çıkartılmasına izin verilmiyordu. Bunun sebebi diğer ülkelerde yetiştirilmesinin istenmemesi. Kahve fidesi, bir dal ya da yeşil çekirdeğin ülke dışına çıkartılmasının cezası idamdı. Bu korkuyla insanlar 200 yıl boyunca kahveyi muhafaza etmişler.

Günün birinde Hollandalı işçiler veba hastalığından vefat eden vatandaşlarını bir tabuta koymuş ve içine de kahve fidanlarını serpiştirmiş. Hastalık bulaşıcı olduğu için tabutlar kontrol edilmeden ülke dışına çıkartılmış. Böylelikle mocha, ilk kez Hollanda hâkimiyetindeki Endonezya’ya ekilmiş. Bu kahvede çikolatamsı bir tat var. Hem çok pahalı olduğu hem de herhangi bir şikayette bulunacağınız zaman muhatap olmadığı için ithal edilmesi zor. Bugün halen Yemen, Endonezya ve Etiyopya’nın doğusunda yetişiyor.